ust
   

Click for english  

Bursa' lı Rehberden Bursa Tavsiyeleri


Bu bölümde kısa kısa Bursa’ya gezmeye gelenlere Bursa’da mutlaka yapılması gerekenlerden bahsedeceğiz.

Bursa'da Bazı ilginç Müzeler

Arkeoloji Müzesi -Kültürpark
Müze kurulması amacıyla eserler ilk kez 1904’den 1972’ye kadar Bursa Erkek Lisesi’nde toplanmıştır. 1972 yılında Kültürpark içerisinde yeni yapılan binaya taşınmıştır. Bithynia ve Mysia bölgelerinde bulunan eserlerin sergilendiği müzede, M.Ö. 3000 yılından Bizans dönemi sonlarına ait eserler yer almaktadır.
Bölgede bulunan, pişmiş toprak kaplar, sikkeler, taş eserler ve cam eserler bir arada teşhir için kullanılan dört salonda sergilenmektedir.

Türk-İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese)
Bursa kent merkezinde bulunan Yeşil Medrese, Sultaniye Medresesi adıyla da tanınmaktadır. Birçok ünlü bilgin yetiştiren medrese Yeşil Külliyesi ile birlikte Mimar Hacı İvaz Paşa tarafından 1414-1424 yılları arasında yapılmıştır. Plan olarak Anadolu Selçuklularının açık avlulu medreselerinin bir devamı görünümündedir. Bir giriş eyvanı, iki yan eyvan ve ana eyvandan meydana gelen mekânlarla 13 medrese odası bulunmaktadır. Medrese odalarının önünde avluyu üç taraftan çeviren revaklar vardır.
Günümüzde müze olarak kullanılan binada, 12. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar maden, seramik ahşap, işleme, silah, el yazması kitaplar, İslami sikke, İslami kitabeler ve mezar taşları ile etnografik malzeme teşhir edilmektedir. Medresenin çini süslemeleri cami ve türbeye göre daha azdır. Kapı girişi üstündeki tonoz, batı yan eyvanının tavanı ve dış cephede pencere alınlıkları medresenin çini süslemeli yerleridir.

Atatürk Müzesi
Atatürk’ün Bursa’ya çeşitli tarihlerdeki ziyaretlerinde kaldığı bu bina kendisine hediye edilmiş, Atatürk de 1938’de bu yapıyı Bursa Belediyesi’ne bağışlamıştır. Cumhuriyetin 50. yılında 29 Ekim 1973 tarihinde müze haline dönüştürülerek ziyarete açılmıştır.
19. yüzyıl başlarında iki katlı tamamen ahşap malzemeden inşa edilen bina, döneminin en çekici sivil mimarlık örneklerinden olup, ahşap yapısı ve iç düzeni aynen korunmuştur. Çekirge Caddesi üzerinde Çelik Palas Oteli yanında bulunan müzede Atatürk’ün kaldığı sürede kullandığı tüm eşyalar ile birlikte üst katta limonluk olarak adlandırılan salonda Atatürk ile ilgili fotoğraflar sergilenmektedir.

Osmanlı Evi Müzesi-Muradiye
Muradiye semtinde, II. Murat Külliyesi’nin karşısında bulunan ahşap ev, plan ve süslemeleri bakımından 17. yüzyıl özelliklerini taşımakta olup, Bursa’da halen ayakta kalan en eski evlerden bir tanesi ve en güzel olanıdır. Bahçe içinde bulunan iki katlı binanın iki kat planı da aynıdır. Bahçeye açılan eyvanlı bir sofası ile bu sofaya açılan sağda ve solda olmak üzere iki odası vardır. Alt kattaki odalar ise alçak tavanlı kışlık odalardır. Üst katta baş oda diye adlandırılan odada kalem işi bitki ve çiçek motifleriyle dekorlu şahane ahşap dolap, geometrik dekorlu ahşap tavan ve altıgen tavan göbeği zarif görünüşleri ile 17. yüzyıl süslemelerinin güzel ve karakteristik özelliklerini göstermektedir. Eski bir Bursa evi örneği olarak “Osmanlı Evi Müzesi” adı altında ziyarete açılmıştır.

Mudanya Mütareke Evi Müzesi
11 Ekim 1922 tarihinde TBMM Hükümeti’nin imzaladığı ateşkes antlaşmasının yapıldığı yer olan bina 19. yüzyıl başlarına ait olup, ahşaptan yapılmıştır. Daha sonra onarılan bina 1937 yılında belediyeye bağlı bir müze olarak açılmış 1959’da Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olmuştur. Mütareke döneminin eşyalarının korunduğu bu evde ayrıca o döneme ait fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir.

İznik Müzesi-Nilüfer Hatun imareti 
Sultan I. Murat’ın annesi Nilüfer Hatun’un anısına 1388 yılında imarethane olarak inşa edilmiştir. Cumhuriyet döneminde değişik gereksinmeler için depo olarak kullanılan bina, onarım görmüş ve 1960 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır.

14. yüzyıl Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden biridir. Osmanlı mimarisinde “T” planı ilk kez bu yapıda görülmektedir. Kubbe ve tonoz kemerlerin örttüğü revakla başlayan yapının giriş kapısında kitabe mevcuttur. Kubbe ile örtülü ana bölümden yan mekânlara geçilir. Bizans’a özgü zengin ve renkli taş ve tuğla işçiliği ile yapılmıştır. Müzede İznik çevresinden toplanan prehistorik dönemden Osmanlı dönemine kadar olan çeşitli eserler yer almaktadır.
İznik Ayasofya Müzesi
İznik ilçe merkezinde yer alan ve 4. yüzyılda inşa edilmiş olan kilise, 11. yüzyıldaki depremden sonra onarım görmüş, 1331’de Orhan Gazi tarafından camiye çevrilmiştir. Günümüzde anıt-müze olarak ziyarete açıktır. Hıristiyanlar için önem taşıyan 7. Ekümenik (ruhani) Konsül burada toplanmıştır. Bizans dönemine ait bazı freskler ve tabanda geometrik motiflerden oluşan mozaikler bulunmaktadır. Kilisenin camiye çevrildiğinin göstergeleri olan mihrap, minare, duvar yazıları ve içteki kemer tadilatı oldukça belirgindir.

İznik'e yolunuz düştüğünde ayrıca İznik Çini Ocaklarını ve Antik çini ocaklarının bulunduğu alanı gezmelisiniz. Halen kazı çalışmaları sürmektedir. İznik Roma Tiyatrosu
İznik’in güneybatısında yer alır. Eski saray olarak da adlandırılmaktadır. Roma döneminde yapılmıştır. Uzun beşik tonozlu galeriler mevcuttur. Kazısı devam etmektedir.

Misiköy Etnoğrafya Evi
Bursalı halk kültürü ve folklor araştırmacısı, Karagöz sanatçısı R.Şinasi Çelikkol Çekirge Caddesi üzerindeki Karagöz Evi 'nden sonra şimdi de tarih ve doğa güzellikleriyle meşhur Misi Köy'de yeni bir projeye imza attı.

Nefis üzümleri, şırıl şırıl akan deresi, yemyeşil çam ormanları ve koruma altına alınmış, restore edilen eski ahşap evleriyle ünlü Misi Köy’e giderseniz “Etnografya Evi’ni de ziyaret etmelisiniz.
Turizmde gün geçtikçe adını daha fazla duyuran Misiköy’ de açılan “Etnoğrafya Evi” başta Misiköy olmak üzere Bursa yöresi el işlemeleri, ev eşyaları, dokuma tezgahları, yöresel orijinal kıyafetler ve küçük Karagöz perdesi ile ziyaretçilerini bekliyor.
Yolunuz Misiköy’e düşerse, gün geçtikçe gelişecek ve sizlerin desteği ile büyüyecek Misiköy Etnoğrafya eyini ziyaret etmeyi unutmayın !

Ziyaret:
Misiköy Etnoğrafya Evi Ziyaret Saatleri:
Cuma-cumartesi 17:00-20:00 arası
Pazar 10:30-20:00 arası
Giriş Ücreti: Tam 1.50 TL Öğrenci 1.00 TL

Nasıl Gidilir?
Misiköy Bursa-Orhaneli/Keles yolu üzerinde 7.km dedir. Köye iki giriş var, biz size ilk gördüğünüz tabeladan değil ikinciden girmenizi öneriyoruz İkinci giriş sizi hemen merkeze götürecektir. Merkezde sizi karşılayacak köprüden geçip sola dönün, caminin yanından yukarıya çıkarsanız köşede sarı boyalı Etnoğrafya Evi sizi karşılayacak.

Belediye Otobüsü ile gitmek isteyenler için:
2B Heykel-Timurtaşpaşa-Misiköy
B20 Saat başı Acemler metro istasyonundan kalkıyor ve Misiköy'e gidiyor.
Bilgi ve ziyaret için: 224 2218727-535 351 60 39

Hüsnü Züber evi
Muradiye'de yer alan bu ilginç yaşayan müze Bursa’da Muradiye semtine adını veren Padişah II. Murad’ın yaptırdığı Muradiye Camii ile Medrese, Hamam ve Türbelerden oluşan Muradiye Külliyesi içerisindeki hamamın hemen arkasında bulunan müze ev 1836 yılında Devlet Misafirhanesi olarak yapılmış daha sonra Rus konsolosluğu olarak kullanılmış.
1877 yılında Bursa’ya yerleşen Üsküp’lü Seyid Kâhya evi satın almış. Seyid Kâhya ve mirasçılarının ölümünden sonra harap haldeki bu evi 1988 yılında emekli harita mühendisi yarbay ve Dağlama sanatçısı Hüsnü Züber tüm yapıtlarını gelecek kuşaklara bir arada sunmak düşüncesiyle satın almış.
Hüsnü Züber, Prof. Dr. Sedat Hakkı Eldem’in “Türk Evi” adlı kitabındaki evin çizim ve fotoğraflarından da yararlanarak 4 yıl süren titiz bir restorasyondan sonra 27 Aralık 1992 de “Hüsnü Züber Evi” adıyla turizme açıp 1994 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağışlamış.
Müzede Türkiye’de “Pyrogravure” sanatının öncüsü olan Hüsnü Züber’in yakma-dağlama tekniği ile birleştirdiği Türk ağaç eşyaları üzerinde çeşitli Osmanlı motifleri yanında Konya, Taraklı, Korucu, Bademli ve Çan ağaç kaşıklarından oluşmuş geniş bir koleksiyon da sergilenmektedir.

Çekirge caddesi üzerindeki Karagöz Evi ve kuruluşu
04-11 Ekim 1995’de R. Şinasi Çelikkol; ustaları Orhan Kurt ve Metin Özlen’le birlikte ustalarına yardımcılık yapmak ve Karagöz tasvirleri ve dokümanları sergisi açmak üzere T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından Atina Kukla ve Gölge Oyunları Festivaline gitti. Burada 1993 de Almanya - Oberhausen Festivali’nde tanıştıkları Yunanistan’ın en büyük sanatçısı Eugenios Spatharis’le karşılaştılar ve Spatharis Haziran 1995 de Atina’nın Maroussi Banliyösünde açılan E. Spatharis Karagiozis Müze Evi’ne onları davet etti ve Türk ekibi bu müzeden ziyadesiyle etkilendi. R. Şinasi Çelikkol Bursa’ya dönüşünde dönemin Belediye Başkanı Sayın Erdem Saker’e bu müze hakkında fotoğraflarıyla birlikte bir dilekçe verdi. Kasım 1995 de Bursa Karagöz Festivali Müteşebbis Heyeti tarafından düzenlenen Uluslararası 3. Bursa Karagöz Festivali’ne Sayın Erdem Saker ilgi gösterdi ve Festivalden bir ay sonra Ocak 1996 da Karagöz Bursa’da doğan bir kültür ve Bursa’nın sembolüdür, bu sebepten Karagöz Anıtı karşısındaki eski trafo binasını bir Karagöz Evi haline getirip R.Şinasi Çelikkol’un vakfına vereceğim dedi. Fakat biz sadece Bursa Karagöz Festivali Müteşebbis Heyetiydik ve 18 kişi Ankara UNIMA – Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği Türkiye Milli Merkezi’ne üye olmuştu. Ankara’dan şube açmak için yetki alındı. 2 Ocak 1997 de UNIMA Bursa Şubesi’ni Müteşebbis Heyetindeki R.Ş. Çelikkol, Ş. Günay, M. Örnekal tarafından T.C. Bursa Ticaret Borsasının tahsis ettiği bir büroda açtı. 10 Haziran 1997 de Karagöz Evi, R.Şinasi Çelikkol’un koleksiyonlarının bir kısmının sergilenmesi ile ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz tarafından açıldı. Açılışta Hayali Tacettin Diker ve R.Şinasi Çelikkol birlikte gösteri yaptılar. Nihayet 10 Eylül 1997 de Sayın Erdem Saker, R Şinasi Çelikkol’a Karagöz Evi’ne sahip çıkmalarını, gösterileri orda yapmalarını bildirdi. Fakat dernek, vakıf olmadığı için resmi prosedürde Karagöz Evi Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfının üzerine tahsis edildi. Karagöz Evi de Karagöz Sanat Evi olarak kayda geçirildi.(Halbuki Atina’da Maroussi Belediyesi tarihi bir binayı restore ederek E. Spatharis adına Karagöz Müzesi olarak tescil ettirmişti).

UNIMA Bursa Şubesi olarak ( www.unimabursa.org ) Karagöz Evi’nde haftanın 3 günü mutad Karagöz gösterileri yapılarak ve bunun dışında isteyen resmi – özel kuruluşlara istedikleri gün ve saatlerde gösteri yaparak bu sanatı ayakta tutmaya gayret edildi. Bu arada R.Şinasi Çelikkol dünyadaki kukla ve gölge oyunları tasvirleri ve dokümanları koleksiyonlarını Karagöz Evi’nin Salonlarında sergilemeye başladı ve bu sergi bugüne kadar çoğalarak gelişti. Kasım 1997 de Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı Karagöz Evi’nde bir büroyu da UNIMA Bursa Şubesine tahsis edilmesini karara bağladı ve T.C. Ticaret Borsasından Karagöz Evi’ne taşınıldı. R.Şinasi Çelikkol koleksiyonlarından Bursa’nın önemli bir değeri, kaybolmaya yüz tutan Türkmen ve Yörük kıyafetleri, dokumaları, el sanatları da tezgahlarıyla birlikte Karagöz Evi’nde sergilemeye başladı. Nisan 1999 da üst deki küçük salonda R. Şinasi Çelikkol tarafından Rumeli Türkleri sergisi açıldı ve büyük ilgi gördü. Kasım –Aralık 1997 de ve Mart-Nisan 2000 de UNIMA Bursa Şubesi; Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı işbirliği ve UNIMA Milli Merkezi desteği ile Karagöz Evi’nde Eğitim Seminerleri açtı. Bu seminerler sonucunda çeşitli Karagöz Toplulukları oluştu. Özellikle Tayfun Özeren - Çekirge Karagöz Gölge Oyunu Topluluğu; Ahmet Karakman - Çelebi Karagöz Gölge Oyunu Topluluğu; Nevzat Çiftçi - Geleneksel Tiyatro Karagöz Gölge Oyunu Topluluğu; İbrahim Koca,Şenol Çelikkol - Osmangazi Karagöz Gölge Oyunu Topluluğu ve Gençler Karagöz Topluluğu oluştu. Bu arada gençlerden Esat Taşatmanlar, Fatih İmamoğlu, Ergin Çetindir, Erkam Taşatmanlar, Fatih Türken, Özkan Ferik çıraklık yaparak, yani usta-çırak ilişkisiyle R.Şinasi Çelikkol’dan Karagöz eğitimi almaya devam ettiler. Karagöz eğitim seminerine katılanlardan İsmail Hakkı Özömek deriden geleneksel Karagöz tasvirleri yapım ustası oldu, ayrıca Tayfun Özeren de deriden Karagöz tasvirleri yapmaktadır, Bülent Akay soğuk seramikten ve ayrıca PVC den Karagöz tasvirleri yapmaktadır. Dolayısıyla bu ürünlerini turizm hizmetine sunmaktadırlar.
Karagöz Evi 2004 yılı sonu itibariyle 14 yabancı turist seyahat-rehber kitabında gezilecek ve Karagöz gösterileri izlenecek yer olarak belirtildi. Bazılarında sergilerin renkli fotoğraflarına da yer verildi. 1997 den itibaren yapılan her yıl yapılan toplam 7 Uluslar arası Bursa Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Festival sempozyumları burada düzenlendi.

Ayrıca Karagöz Sanat Evi’nde 1997, 1998, 1999 Ramazan aylarında Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kültür, Sanat ve Turizm Vakfı işbirliğiyle Ramazan eğlenceleri düzenlendi. (Ramazan Sohbetleri, Klasik Türk Müziği ve Karagöz Gösterisi yapıldı.) Misafirlere ikramlarda bulunuldu. Daha sonraki yıllarda Büyükşehir Belediyesi Ramazan Programlarını Eski Santral Garaja taşıdığı için bu programlar yapılmadı. Fakat UNIMA Bursa Şubesi bu açığı kapatmak için Ramazan aylarında 7-8 gece Karagöz gösterisi, zaman zaman da Karagöz Dia gösterisini beraber düzenledi. Gündüzleri de okul ve kuruluşlara yoğun gösteriler yapıldı. 1987 den 1997 ye kadar yaptığımız faaliyetler sonucu Karagöz severler oluşmaya başlamıştı. 1994 ve 1995 deki Karagöz Seminerleri ve Festivallerde buna etkili olmuştu. Karagöz Evi açıldıktan sonra hem Karagöz oynatan gruplar - üyeler arttı, hem de Karagöz sempatizanları çoğaldı ve Yerli yabancı turistlerin ziyaret yeri oldu. Karagöz Evi Türkiye’de tekdir. Rakibini sorarsanız (Karagöz’ün kendilerinin olduğunu iddia eden!) Yunanistan – Atina Maroussi’deki E. Spatharis Karagiozis Müzesidir.

1998 Mayıs ayında BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’ NE Karagöz Evi’nin yapımı ve desteği için; R.Şinasi Çelikkol’a da Karagöz ve Geleneksel Türk Tiyatrosu faaliyetlerinden ötürü ayrı ayrı İstanbul Çocuk Vakfı Ödülü verildi. 23.01.2001 tarihinde UNIMA – Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği Türkiye Milli Merkezi tarafından Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne Karagöz Evi yapımı ve desteği için Geleneksel Türk Tiyatrosu Ödülü verildi. *Açılmasında büyük emeği geçen BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’ne, Dönemin Belediye Başkanı Sn.Erdem Saker''e, Sn.Ekrem Barışık''a teşekkür ederiz..
Fakat 2006 kasım ayında mahkemeden tebligat göndererek oraya emek vermiş insanları ve Unima Bursa şubesini Karagöz evinden çıkartan, Bursa Karagöz Festivalinin sekteye uğrayarak yapılamaması ve 2007 yılında çok vasat olarak geçmesi ve Karagöz evindeki vefasızlığın baş mimarları başta Kent müzesi müdürü Ahmet Erdönmez, Kültür Sanat Turizm Vakfı sekreteri Akif Koçyiğit ve B.Belediye başkanı danışmanı Sabri Yalını da butada anmadan geçemeyiz. Bu isimler yeterli bilgi sahibi olmadıkları bu sanata emek vermiş, gönül vermiş insanları kırarak emekleri hiçe saymışlar ve Bursa'da yıllar boyu unutulmayacak bir haksızlık ve vefasızlık örneğine imza atarak tarihe geçmişlerdir.

Ayvaini Mağarası

Ayvaini Mağarası Uluabat Gölü'nün güney bölümünde yer alır. İki girişi bulunmaktadır. Bir girişi Mustafakemalpaşa'ya bağlı Kazanpınar, diğer girişi yeraltı sularının yer üstüne çıktığı Nilüfer İlçesi'ne bağlı Ayvaköy'ü yakınında yer alır. Bursa ve Mustafakemalpaşa'yı birbirine bağlayan eski yol mağara yakınından geçer. Hidrolojik olarak aktif durumda bir mağaradır. Mezozoik zamandan günümüze gelen ve 1970 yılında 3 kişilik bir İspanyol ekip tarafından keşfedilen mağaranın uzunluğu 5.5 kilometreyi buluyor. Güney Marmara Bölgesi'ndeki en uzun mağaradır. Ayvaini Mağarası görünümleri ilginç ve büyüleyici damlataşlar (sarkıt, dikit, duvar damlataşları, sulu damlataş havuzları) ve göller ile kaplıdır. Gezi için rehber alınması tavsiye edilmektedir. Turistik gezilere açılması için çalışmalar halen sürdürülmektedir. Bol yeşili ve tepeden Uluabat Gölü’nü gören manzarasıyla güzel bir piknik yeridir.

Yer altı sularının birikerek meydana getirdiği Karadonlu Deresi, mağara içinden akarak 60’tan fazla irili ufaklı göl oluşturmuş durumdadır. Ayva Köyü çıkışında bu dere ufak bir şelale şeklinde dışarı dökülmektedir. Her adımda mağarayı süsleyen sarkıt, dikit ve travertenleri birer doğa harikası durumundadır.

Ayvaini Mağarasına ve Ayva köyüne nasıl gidilir?
Ayva Köyüne direk ulaşım aracı yoktur. Gitmek için Bursa küçük sanayide ki garajdan Akçalar minibuslerine binmeniz gerekiyor. Akçalardan 5 km sonra Fadıllı köyü var. Ardından 5 km sonra ise ayva köyü. Eğer kendi aracınız yoksa ulaşım problemli.

Ama eğer aracınız varsa şu yolu takip edebilirsiniz;
Bursa’dan İzmir yönünde 25 km kadar devam ediyorsunuz Yeni yapılan cevre yolunun köprülerinin altından geçtikten sonra 2 tane benzinlik var. O ikinci benzinliği geçince sola dönüyorsunuz. İlk durağınız Başköy. Buradan 5 km ileride Akçalar kasabası var. Akçalardan 5 km sonra Fadıllı köyü ve Fadıllı’dan 5 km sonra ise Ayva köy...
Ayva köye çıkarken dik bir yol izleyeceksiniz. Bu yoldaki manzara tam anlamıyla mükemmel.Göl ortasındaki adaları ve Gölyazı'yı görebilirsiniz...

Bursa Arap Şükrü Sokağı

Arap Şükrü, Bursa’nın Altıparmak mahallesinde bulunur. Yahudilik olarak da bilinen bölgede balık lokantaları, işkembe çorba-paçacıları, sazlı sözlü eğlence yerleri bir arada bulunur. Taşıt trafiğine kapalı turistik sokaktır.

1992’den bu yana turizm amaçlı bir eğlence sokağı olarak düzenlenmiştir. "Bursa'nın Nevizadesi" haline gelmiştir.

Sokak, 2002 yılında sokak esnafının kurmuş olduğu Arap Şükrü Koruma ve Geliştirme Derneği, Osmangazi Belediyesi ve Türk Tuborg firmasının ortak çalışması ile yenilenmiştir.

Resmi adı Sakarya Caddesidir. Arap Şükrü Sokağı bu adını Bursa’da bir meyhane kültürü oluşmasına katkıda bulunan, 1960'da hayatını kaybetmiş olan iş adamı Şükrü Değişmez’den alır. Şükrü Değişmez ise Arap lakabını dedesinin Yemen’de bir Arap kızı ile evlenmesi sebebiyle almıştır.

1893 Vodina (Selanik yakınlarında bir kaza) doğumlu olan Arap Şükrü, askeri okulda okuyup subay olduktan sonra “Akıncı Şükrü” olarak Kurtuluş Savaşı’na katılmıştır. Kütahya yakınlarında esir düşmüş ve gazi olmuştur. Esaretten kaçarken kolundan yaralanan ve malulen emekli olan Arap Şükrü, ilk lokantasını Ayvalık’ta açmıştır. Daha sonra ilk eşi Servinaz Hanım ve iki küçük kızı ile Bursa’ya gelen Arap Şükrü, bugünkü Tayyare Kültür Merkezi’nin yerinde bulunun Şar Kulübü’nün işletmeciliğini yapmıştır. Ardından Yahudi kökenlilerin işlettiği meyhanelerin bulunduğu Yahudilik Çarşısı (bugünkü Arap Şükrü Sokağı)’nda dükkân kiralayan Arap Şükrü, meyhanesinde müşterilerine kurufasulye, pilav, paça, işkembe çorbası türünde yemekler sunmuştur. Giderek ünlenen bu lokantaya Bursa civarından atlarla müşteriler gelmekteydi. İleride 5 erkek çocuğunun da işi sürdürmesi sonucu Arap Şükrü, bir marka haline geldi ve eskiden beri meyhaneler sokağı olan sokak Arap Şükrü Sokağı olarak ünlenir.

Arap Şükrü'nün çocukları tarafından işletilen Arap Şükrü Çetin Restoran, Arap Şükrü Sokak'ın girişinde balık lokantası olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

Bursa'da yaşayan 50-60 hanelik Yahudi nüfusun kullanımına açık olan Geruş Sinagogu, Arap Şükrü Sokak'ta yer alır.

Sokak, Zafer Plaza'dan Altıparmak'a doğru gelirken solda görülen ünlü Balıkçı Reşat dükkanından başlar.
Özellikle bahar ve yaz akşamları sokakta dışarıya atılmış masalarda yemek yemek çok keyiflidir.

Uludağ Göller Bölgesi

Uludag; 2543 metre yükseklikteki Uludağ'ın zirve altında kalan bölgesinde bir kısmı yazın kuruyan 7 adet buzul (sirk) gölü bulunur. En önemlileri Kara göl, Kilimli göl, Aynalı göl, Buzlu göl ve yazın kuruyan Heybeli göldür. Volfram madeninin güneydoğusunda bulunan Çayır dere maden atıkları ile yok olmuş bir durumdadır. Koğuk dere ise çiçekler arasında son derece güzeldir.

Kara göl; hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, dipsiz göl adıyla da bilinen bu göle Kilimli göl' den Alaçam istikametine giden patika ile 10 dakikada ulaşılır. Zirve tepenin altında kalan 2270 metre yükseklikteki Kara göl adına yakışır bir şekilde ürpertici görünüm vermektedir. Fazla güneş görmemesi ve içme suyu bulunmaması nedeniyle kamp için tercih edilmez.
Uludağ Göller Bölgesi'nde nasıl gidilir, buraya gitmek içi öncelikle Uludağ Milli Parkı'na giriş yaptıktan sonra oteller bölgesine gidilmeli, oradan Çobankaya ve Bakacak'a doğru giden yoldan maden ocaklarının olduğu mevkiiye doğru gidilmeli, buradan sonra aracınız eğer arazi aracıysa doğuya doğru devam ederek göllere ulaşabilirsiniz... Diğer türlü yürüyerek de ulaşabilirsiniz.


 
Yeni Sayfa 1
   
 
 
       
  2009 Gümred. Tüm Hakları Saklıdır.

GÜNEY MARMARA PROFESYONEL TURİST REHBERLERİ DERNEĞİ Kütük No: 16.034.148
Adres: Eski Aynalı çarşı no:7 Bursa Tel: 223 85 83 Faks: 220 53 50 E-mail: gumred@gumred.org